• Künye
Haber Uçur
Reklam
  • Anasayfa
  • İş Dünyası
  • Teknoloji
  • Lansman
  • Röportaj
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Mekan
  • Astroloji
Sonuç yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Anasayfa
  • İş Dünyası
  • Teknoloji
  • Lansman
  • Röportaj
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Mekan
  • Astroloji
Sonuç yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Haber Uçur
Sonuç yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Anasayfa Sağlık

Çocuklukta hayvana şiddet göz ardı edilmemeli!

by Yazı işleri
03/10/2026
in Sağlık, manset
0
Çocuklukta hayvana şiddet göz ardı edilmemeli!
0
Paylaşımlar
1
Görüntelenme
Share on FacebookShare on Twitter

Hayvana yönelik şiddetin tek bir psikolojik nedene bağlanamayacağını belirten uzmanlar, düşük empati, öfke ve dürtü kontrolünde güçlük gibi birçok etkenin bu davranışta rol oynayabileceğini söylüyor. 

Tekrarlayan ve kasıtlı hayvan şiddetinin özellikle çocuk ve ergenlerde önemli bir uyarı işareti olabileceğine dikkat çeken Klinik Psikolog Seren Doğantekin, “Özellikle çocuk ve ergenlerde hayvana zarar verme davranışı ‘çocukluk yaramazlığı’ olarak küçümsenmemeli. Bu davranış bazen çocuğun yaşadığı travma, şiddete tanıklık etme, şiddetin normalleştirildiği bir çevrede büyüme veya duygu ve davranışlarını düzenlemekte zorlanmasıyla ilişkili olabilir.” dedi. Hayvana yönelik şiddet ile kişilerarası şiddet arasında ilişki bulunduğunu dile getiren Doğantekin, çocukların hayvanlarla kurduğu sağlıklı ilişkilerin empati, sorumluluk ve bakım verme becerilerini destekleyebileceğini vurguladı.

Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Klinik Psikolog Seren Doğantekin, 4 Ekim Hayvanları Koruma Günü kapsamında hayvana yönelik şiddetin psikolojik ve sosyal açıdan hangi etkenlerle ilişkili olabileceği, insanlara yönelik şiddetle bağlantısı ve çocuklarda hayvanlara karşı sağlıklı bir yaklaşımın empati ve sorumluluk gelişimine katkısı hakkında açıklamalarda bulundu.

Hayvana yönelik şiddet, güç ve kontrol kurmanın bir aracı olarak da kullanılabiliyor!

Hayvana yönelik şiddeti tek bir psikolojik nedene bağlamanın doğru olmadığını ifade eden Klinik Psikolog Seren Doğantekin, “Araştırmalar; düşük empati, öfke kontrolünde güçlük, dürtüsellik, saldırgan davranış örüntüleri, şiddete maruz kalma veya şiddete tanıklık etme gibi pek çok etkenin rol oynayabileceğini gösteriyor.” dedi.

Özellikle kişinin karşısındaki canlının acısını fark etme ve onun açısından değerlendirebilme kapasitesinin düşük olmasının, şiddet davranışının ortaya çıkmasını kolaylaştırabildiğini aktaran Doğantekin, “Bazı durumlarda şiddet, yalnızca öfkenin dışavurumu değildir; güç ve kontrol kurmanın bir aracı olarak da kullanılabilir. Özellikle aile veya partner şiddetinin bulunduğu ortamlarda hayvana zarar verme ya da zarar vermekle tehdit etmenin, diğer kişiyi korkutmak ve kontrol etmek amacıyla kullanılabildiğini gösteren çalışmalar bulunur.” şeklinde konuştu.

Tekrarlayan ve kasıtlı hayvan şiddeti önemli bir uyarı işareti olabilir!

Hayvana şiddeti yalnızca hayvana zarar veren tekil bir davranış olarak değerlendirmenin de eksik kalabileceğine işaret eden Doğantekin, “Özellikle tekrarlayan ve kasıtlı şiddet davranışları; kişinin öfke kontrolü, empati, dürtü kontrolü ve kişilerarası ilişkileri açısından değerlendirilmesi gereken önemli bir işaret olabilir.” dedi.

Özellikle çocuk ve ergenlerde hayvana zarar verme davranışının ‘çocukluk yaramazlığı’ olarak küçümsenmemesi gerektiğini vurgulayan Doğantekin, “Bu davranış bazen çocuğun yaşadığı travma, şiddete tanıklık etme, şiddetin normalleştirildiği bir çevrede büyüme veya duygu ve davranışlarını düzenlemekte zorlanmasıyla ilişkili olabilir. Bu nedenle tekrarlayan ve kasıtlı hayvan şiddeti, çocuğun içinde bulunduğu çevrenin ve ruhsal durumunun değerlendirilmesini gerektiren bir uyarı işareti olarak ele alınmalı.” uyarısında bulundu.

Hayvana yönelik şiddet ile kişilerarası şiddet arasında ilişki bulunuyor! 

Hayvana şiddet uygulayan kişilerin daha sonra insanlara yönelik şiddet uygulama olasılığının yüksek olduğunun bilindiğini hatırlatan Seren Doğantekin, şunları söyledi:

“Bilimsel literatürde hayvana yönelik şiddet ile kişilerarası şiddet arasında dikkate değer bir ilişki bulunur. Çocukluk dönemindeki hayvan şiddetini inceleyen araştırmalar, bu davranış ile insanlara yönelik şiddet arasında anlamlı ilişkiler bildirmiştir.  Daha geniş bir literatür taramasında incelenen 96 çalışmanın 94’ünde hayvan istismarı ile insanlara yönelik şiddet arasında bir tür ilişki bildirilmiştir; özellikle aile içi şiddet bağlamında iki şiddet türünün birlikte görülmesine ilişkin önemli bulgular vardır. Ancak bu bulguları ‘hayvana zarar veren herkes ileride insana zarar verir’ şeklinde yorumlamak doğru değildir. Burada söz konusu olan kesin bir neden-sonuç ilişkisi değil, risk faktörlerinin ve şiddet örüntülerinin birbiriyle kesişebilmesidir.”

Hayvan sevgisinin temelinde, başka bir canlının yaşamına ve sınırlarına saygı duymak var!

Çocukların hayvanlarla kurdukları sağlıklı ilişkinin yalnızca ‘hayvan sevgisi’ açısından değil; empati, sorumluluk alma, bakım verme ve başka bir canlının ihtiyaçlarını fark edebilme becerilerinin gelişmesi açısından değerli olduğuna dikkat çeken Doğantekin, “Çocukların evcil hayvanlarla kurduğu bağ üzerine yapılan araştırmalarda güçlü ve olumlu bağların empati, yaşam kalitesi ve bazı olumlu baş etme becerileriyle ilişkili olduğu görülür.” dedi.

Ebeveynin hayvanlardan korkması durumunda ise çocuğa ‘hayvanlardan korkmamalısın’ mesajını vermekten çok, hayvana saygılı ve güvenli yaklaşmayı öğretmenin önemli olduğunun altını çizen Doğantekin, sözlerini şöyle tamamladı:

“Çocuğun mutlaka bir hayvana dokunması, onu sevmesi ya da evde hayvan beslemesi gerekmez. Sokaktaki bir hayvana zarar vermemek, ihtiyaçlarını anlamaya çalışmak, uygun koşullarda su veya mama bırakmak ve hayvanların da korku, stres ve acı yaşayabilen canlılar olduğunu anlatmak dahi çocuğun merhamet ve sorumluluk anlayışını destekleyebilir.

Burada ebeveynin model olması da oldukça önemlidir. Çocuklar yetişkinlerin yalnızca söylediklerini değil, davranışlarını da gözlemleyerek öğrenirler. Bu nedenle ebeveyn hayvandan korksa bile onu aşağılayan, tehdit eden ya da şiddeti normalleştiren ifadeler kullanmak yerine, ‘ben biraz korkuyorum ama ona zarar vermiyoruz, mesafemizi koruyoruz’ şeklinde bir tutum sergileyebilir. Böylece çocuk hem kendi sınırlarını korumayı hem de kendisinden daha savunmasız bir canlının sınırlarına saygı göstermeyi öğrenir. Hayvan sevgisinin temelinde de aslında yalnızca sevmek değil; başka bir canlının yaşamına, sınırlarına ve acısına saygı duyabilmek vardır.”

Önceki yazı

Serenay Sarıkaya Paris’te Dünca Ünlü Yıldızlarla Aynı Podyumda Yürüyecek

Sonraki Yazı

İradenin Aynasında Gençlik

Yazı işleri

Related Posts

Prof. Dr. Ünal Aydın, “Boyun Ağrısı Şah Damarı Hastalığının Belirtisi Değil”
manset

Prof. Dr. Ünal Aydın, “Boyun Ağrısı Şah Damarı Hastalığının Belirtisi Değil”

by Ünal AYDIN
12/10/2026
 Dr. Dt. Kürşat Yılmaz: “Doğru dental fotoğrafçılık diş tedavilerinde güven, sağlık turizminde itibar açısından önem taşıyor” 
manset

 Dr. Dt. Kürşat Yılmaz: “Doğru dental fotoğrafçılık diş tedavilerinde güven, sağlık turizminde itibar açısından önem taşıyor” 

by Yazı işleri
12/10/2026
Sınıfın Ötesindeki Okul
manset

Zorbalıktan Cinnete  

by Acem Asaf YILDIRIM
06/10/2026
Güçlü sesi, eşsiz yorumu ve zarafetiyle büyüledi
Magazin

Güçlü sesi, eşsiz yorumu ve zarafetiyle büyüledi

by Yazı işleri
04/10/2026
En İyi Kadın Oyuncu Ödülü Hazar Ergüçlü’nün Oldu
Magazin

En İyi Kadın Oyuncu Ödülü Hazar Ergüçlü’nün Oldu

by Yazı işleri
04/10/2026
Sonraki Yazı
İradenin Aynasında Gençlik

İradenin Aynasında Gençlik

Kategoriler

  • Astroloji
  • Biyografi
  • Editörün Seçtiği
  • Güzellik – Estetik
  • iş Dünyası
  • Kültür – Sanat
  • Lansman
  • Magazin
  • manset
  • Mekan
  • Moda
  • Röportaj
  • Sağlık
  • Teknoloji
  • Yaşam

Etiketler

Aslıhan Karalar Aşkı Hatırla BlackBox Burak Deniz Burak Yaka Cansu Tosun Cihan Kılıç Aydın CYBERNİCX demet akalın Demet Özdemir Doç. Dr. İsmail Ateş Dr. Astrolog Şenay Devi Eylül çeviri Eşref Rüya Gülşen health life Hülya Avşar Izaka Terrace Kaspersky Kubilay Aka Maybelline New York Mehmet Günsür Melisa Döngel Merve Tüfekçi Emre Nuray MARÇAK Nur Fettahoğlu Pera Müzesi Prof. Dr. Özkan Demirhan Prof. Dr. Ünal Aydın Raffles İstanbul Rahmi M. Koç Müzesi Ranchero Selin Demiratar Shangrı-La Bosphorus songül alcı Tamev TAMEV Derneği teoman Victoria’s Secret Çırağan Palace Shop Özlem Recep çeviri sepeti Şifa Köyü Şükriye Tahir şifa turizmi
Haber Uçur

İş dünyası Teknoloji ve yaşam alanında gündemi takip edin

Kategoriler

  • Astroloji
  • Biyografi
  • Editörün Seçtiği
  • Güzellik – Estetik
  • iş Dünyası
  • Kültür – Sanat
  • Lansman
  • Magazin
  • manset
  • Mekan
  • Moda
  • Röportaj
  • Sağlık
  • Teknoloji
  • Yaşam

Son Haberler

  • Prof. Dr. Ünal Aydın, “Boyun Ağrısı Şah Damarı Hastalığının Belirtisi Değil”
  •  Dr. Dt. Kürşat Yılmaz: “Doğru dental fotoğrafçılık diş tedavilerinde güven, sağlık turizminde itibar açısından önem taşıyor” 
  • Zorbalıktan Cinnete  

2023 BCM

Sonuç yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Anasayfa
  • Teknoloji
  • iş Dünyası
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Lansman

2023 BCM

Are you sure want to unlock this post?
Unlock left : 0
Are you sure want to cancel subscription?