• Künye
Haber Uçur
Reklam
  • Anasayfa
  • İş Dünyası
  • Teknoloji
  • Lansman
  • Röportaj
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Mekan
  • Astroloji
Sonuç yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Anasayfa
  • İş Dünyası
  • Teknoloji
  • Lansman
  • Röportaj
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Mekan
  • Astroloji
Sonuç yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Haber Uçur
Sonuç yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Anasayfa Yaşam

Sınıfın Ötesindeki Okul

by Acem Asaf YILDIRIM
24/09/2026
in Yaşam
0
Sınıfın Ötesindeki Okul
0
Paylaşımlar
79
Görüntelenme
Share on FacebookShare on Twitter

PISA 2025’in Aynasında Aile, Maarif Davamız ve Dijital Kuşatma

Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı (PISA), salt ülkelerin mekanik lig cetvellerinde sıralandığı ruhsuz bir skor tahtası olmanın çok ötesindedir. PISA; bir toplumun kılcal damarlarına, hafızasına, ahlak ve idrak dokusuna, nihayetinde bir medeniyetin insana ve istikbale dair kurduğu muhayyileye ayna tutan küresel bir laboratuvardır. 91 ülkeden 760 bini aşkın 15 yaşındaki gencin zihin dünyasını yoklayan ve ana bulguları kamuoyuna sunulan PISA 2025 Raporu, yalnızca akademik başarı grafiğini değil; modern insanın içine yuvarlandığı derin manevi buhranları, çözülen insani bağları ve dijital asrın hanelerde açtığı sessiz yaraları da tescilleyen tarihi bir vesika hüviyetindedir.

2022 döngüsünde yaşanan sarsıntının ardından dünyada öğrenme çıktılarının durağanlaştığı ve OECD genelinde her beş öğrenciden birinin temel alanlarda irtifa kaybettiği bir vasatta Türkiye; fen bilimleri (494), okuma becerileri (472) ve matematik (462) alanlarının üçünde birden hem puanını hem de küresel sırasını kararlılıkla yükseltmiştir. Fen ve okumada OECD ortalamasının üzerine çıkan, matematikte ise bu çıtayı yakalayan ülkemiz, her üç disiplinde de konumunu eş zamanlı olarak en çok geliştiren OECD üyesi olmuştur. Bilhassa fen bilimlerinde son on yılda katedilen yaklaşık 70 puanlık sıçrama, OECD tarafından üç yılı aşkın ek öğrenme süresine denk gelen bir kazanım olarak kayda geçirilmiştir.

Bu tarihi muvaffakiyet; zihni papağanlaştıran ezberci kalıpları yıkan, okuyan, düşünen, tahlil eden ve kuru bilgiyi fıtratın potasında eriterek beceriye dönüştüren Türkiye Yüzyılı Maarif Modelinin isabetini açıkça mühürlemiştir. Eğitimi köksüzlük girdabından çekip çıkaran, milli, manevi ve kadim medeniyet değerlerimizi tedrisatın merkezine yerleştiren bu maarif şuuru, artık sahada meyvelerini vermektedir. Zira maneviyattan soyutlanmış, ruhu ve kalbi çorak bırakan bir bilgi yığınının kâmil insan yetiştiremeyeceği gün gibi ortadadır. Gençlerimizin ortaya koyduğu bu dirayet; asırlık Batı taklitçiliğinin, sömürge bakiyesi yabancı dille tedrisat hevesinin ve ithal reçetelerin yersizliğini bir kez daha gözler önüne sermiştir.

Batı’nın Manevi Çöküşü ve Köklerden Kopuşun Faturası

Yüzyıllardır insanlığa tek terakki kıblesi gibi takdim edilen Batı medeniyeti, bugün kendi elleriyle beslediği materyalist ve seküler zihniyetin enkazı altında derin bir anlamsızlık krizi yaşamaktadır. İlmi ve tekniği insanın manevi tekâmülü ve yeryüzünün imarı için değil; kıtaların yağmalanmasına, Hiroşima ve Nagazaki’den Cezayir’e, Vietnam’dan İslam coğrafyasına kadar yüz binlerce masumun canına kastedilmesine alet eden bu nobran zihniyet, en sonunda bumerang gibi dönüp kendi cemiyetinin iç huzurunu da dinamitlemiştir. İnsanı salt piyasanın bir dişlisi ve doyumsuz bir tüketim nesnesi gören seküler terbiye; Batı sokaklarını intihar salgınları, dağılan yuvalar ve dinmeyen bir varoluşsal sancıyla baş başa bırakmıştır.

Rakamların soğuk dili, bu manevi iflası gizlenemez bir hakikat olarak haykırmaktadır:

İntihar Çıkmazı: Hayatı Allah’ın mukaddes bir emaneti bilen İslam idrakinde her 100 bin kişide intihar oranı 0,4 seviyesinde kalırken; bu oran inançtan ve manadan arındırılmış seküler topluluklarda 65’e kadar tırmanmaktadır. Her 100 bin kişide canına kıyanların sayısı Güney Kore’de 28, Belçika’da 18, ABD’de 16, laikliğin beşiği sayılan Fransa’da 14 seviyelerinde gezinirken; Türkiye 3,8 bandındaki mukavemetiyle inancın insana sunduğu sarsılmaz sığınak olduğunu ispatlamaktadır.

Dağılan Ocaklar: Boşanma oranlarının Portekiz’de %94, Rusya’da %73, Finlandiya’da %55, Fransa’da %51 ve Belçika’da %53’e vardığı Batı dünyasında aile kurumu enkaza dönmüştür. Türkiye’nin %25 seviyesindeki direnci, hanelerimizde tütmeye devam eden muhabbet ve sadakat iklimi sayesindedir.

Dijital Dünyada Öğrenme, Yapay Zekâ ve Ekran Esareti

PISA 2025 döngüsünün en mühim kırılma noktalarından biri, ilk kez tatbik edilen Dijital Dünyada Öğrenme modülü ile genç dimağların yapay zekâ ve ekran kültürüyle olan imtihanını kayda geçirmesi olmuştur. Küresel ölçekte öğrencilerin yalnızca %14’ü okul işlerinde yapay zekâya hiç başvurmadığını belirtirken; Türkiye’de 15 yaş kuşağının %52’sinin ödev ve araştırmalarında üretici yapay zekâ araçlarıyla hemhal olduğu görülmektedir.

Raporun işaret ettiği pedagojik hakikatler son derece berraktır:

Asistan ile Kolaycılık Arasındaki İnce Çizgi: Yapay zekâyı öğrenmeyi zenginleştiren bir asistan gibi şuurlu kullanan ve dijital dünyada öz-denetim becerisi gelişmiş öğrencilerin zihinsel verimi yükselmektedir. Buna mukabil zihni tembelliğe alıştırıp ekranı bir kopyalama ve kolaycılık vasıtası kılanların tefekkür, okuma ve tahlil melekeleri körelmektedir.

Ters U Eğrisi ve Ekran İptilası: Eğlence ve sosyal medya gayeli kontrolsüz ekran süresi, zihni darmadağın etmekte ve zevk için kitap okuma sevgisini aşındırmaktadır. Günde 2-3 saati aşan gayesiz ekran temasının okuma ve anlama kabiliyetini törpülemesi, okullarda radikal bir “dijital detoks” ihtiyacını doğurmuştur. Türkiye’nin sınıflarda hayata geçirdiği cep telefonu kısıtlama adımlarının dikkati toplamada sağladığı ferahlama, bu açıdan son derece yerindedir.

Siber Zorbalık ve Yalnızlaşan Çocuk: Sanal mecralardan taşan dijital akran zorbalığı, okul ikliminin emniyetini zedelemektedir. Türkiye’de okul yolu güvenliği toparlanıp OECD ortalamasını yakalamış olsa da siber dışlanmaya maruz kalan evlatlarımızın okuldan koptuğu; son iki haftada ders asmayan öğrenci oranımızın %37,2’de kalarak OECD vasatının (%66,1) gerisinde kalması bu sanal tahribatın acı bir yansımasıdır.

İki Dünya Arasında Aile: Merhamet Kalesi ve Çözülen Bağlar

Bütün bu dijital kasırganın ve modern keşmekeşin ortasında PISA 2025’in tartışmasız en sarsıcı tespiti; öğrenciyi hem fikren hem ruhen ayakta tutan yegâne sığınağın aile olduğunu bir kez daha teyit etmesidir. OECD Direktörlüğü’nün de ifade ettiği üzere, yeryüzünün en muvaffak maarif sistemlerinin ortak paydası; mektep ile ailenin aynı müşterekte buluşması ve ebeveynin çocuğun eğitimine müşfik bir şuurla omuz vermesidir.

Evdeki manevi ve insani iklimin gücü somut verilerle sabittir:

Akşam sofrasında birlikte ekmek bölüşülen, günün yorgunluğunun hasbihalle paylaşıldığı ve okul dertlerinin samimiyetle dinlendiği hanelerde yetişen evlatlarımızın fen ve okuma skorları, bu alakadan mahrum akranlarına nazaran belirgin biçimde sıçrama yapmaktadır.

Üstelik bu bereket, maddiyattan ve sosyoekonomik imkânlardan tamamen bağımsızdır. OECD genelinde maddi yoksunluğun fen skorunda 52 puanlık derin bir uçurum oluşturduğu düşünüldüğünde; asıl zenginliğin cüzdandaki parada değil, anne ve babanın evladının gözlerinin içine bakarak kurduğu gönül köprüsünde olduğu anlaşılmaktadır.

Ailesinin manevi kanatları altında büyüyen gencin sınav kaygısı dinmekte, psikolojik mukavemeti artmakta ve mektebe aidiyet hissi perçinlenmektedir.

Ne var ki rapor, bu son merhamet kalemizin burçlarında da gedikler açılmaya başladığını haber vererek bizleri ikaz etmektedir:

Türkiye’de evladına haftada en az bir kez okul gününü soran ailelerin oranı %66’dan %63’e gerilemiştir.

Daha da düşündürücü olanı; okuldaki dertlerini ve sıkıntılarını evde anne-babasıyla dertleşebilen çocuklarımızın oranı %53’ten %43’e yuvarlanmıştır.

Bu irtifa kaybı; Batı cemiyetlerini içten içe çürüten o soğuk, mesafeli ve evladı yalnızca aldığı karne notuna göre tartıp biçen mekanik anlayışın kapımıza kadar dayandığını fısıldayan bir tehlike çanıdır.

Maarifin Özü: Şefkatle İnşa Edilen Zihin ve Geleceğin İdraki

PISA 2025 sonuçları; milletimizin evlatlarındaki yüksek istidadı, maarifimizin doğru istikamette olduğunu kanıtlamış ve geleceğe dair ufkumuzu aydınlatmıştır. Ancak mekteplerde kazanılan bu akademik zaferin kalıcı bir medeniyet dirilişine dönüşmesi, mektep ile evin aynı ruh ve gaye etrafında kenetlenmesine bağlıdır.

Yapay zekâ algoritmaları, akıllı tahtalar ve dijital platformlar ne kadar kusursuzlaşırsa kusursuzlaşsın; hiçbir teknolojik aygıt, babanın evladının omzuna koyduğu o itimat dolu elin, annenin akşam sofrasında sunduğu sıcak bir tas çorbanın ve “Bugün nasılsın yavrum?” diye soran müşfik sesinin yerini tutamaz. Bilgi sınıfta verilir, akıl mektepte bilenir; lakin o akla vicdanı, edebi, merhameti ve adaleti giydirecek yegâne ocak ailedir.

Çocuklarımızı ekranların dipsiz dehlizlerinde ve modernitenin çorak çöllerinde yalnız bırakmamak; onları yalnızca test çözen birer yarışçı değil, inancını, haysiyetini ve medeniyet davasını omuzlayan birer şahsiyet kılmak için merhamet kalemiz olan aileyi sımsıkı korumak mecburiyetindeyiz. Zira maarif davası, karnelere basılan kuru rakamlardan evvel; hanelerimizde evlatlarımızın sadrına nakşettiğimiz sevgi, sadakat ve imanla kazanılacaktır.

 

Önceki yazı

Avantgarde Collection, “Beşinci Unsur” temasıyla Contemporary İstanbul’da

Sonraki Yazı

Yokluktan Maksim’e, Maksim’den Milyonların Kalbine

Acem Asaf YILDIRIM

Related Posts

Sınıfın Ötesindeki Okul
manset

Zorbalıktan Cinnete  

by Acem Asaf YILDIRIM
06/10/2026
İstanbul Kültür Yolu Festivali’nde Operadan Tiyatroya Sanatın Her Hali
Kültür - Sanat

İstanbul Kültür Yolu Festivali’nde Operadan Tiyatroya Sanatın Her Hali

by Yazı işleri
04/10/2026
TAMEV’den Yeni Döneme Güçlü Başlangıç
manset

TAMEV’den Yeni Döneme Güçlü Başlangıç

by Yazı işleri
03/10/2026
İradenin Aynasında Gençlik
manset

İradenin Aynasında Gençlik

by Acem Asaf YILDIRIM
03/10/2026
Avantgarde Collection, “Beşinci Unsur” temasıyla Contemporary İstanbul’da
Kültür - Sanat

Avantgarde Collection, “Beşinci Unsur” temasıyla Contemporary İstanbul’da

by Yazı işleri
23/09/2026
Sonraki Yazı
Yokluktan Maksim’e, Maksim’den Milyonların Kalbine

Yokluktan Maksim’e, Maksim’den Milyonların Kalbine

Kategoriler

  • Astroloji
  • Biyografi
  • Editörün Seçtiği
  • Güzellik – Estetik
  • iş Dünyası
  • Kültür – Sanat
  • Lansman
  • Magazin
  • manset
  • Mekan
  • Moda
  • Röportaj
  • Sağlık
  • Teknoloji
  • Yaşam

Etiketler

Aslıhan Karalar Aşkı Hatırla BlackBox Burak Deniz Burak Yaka Cansu Tosun Cihan Kılıç Aydın CYBERNİCX demet akalın Demet Özdemir Doç. Dr. İsmail Ateş Dr. Astrolog Şenay Devi Eylül çeviri Eşref Rüya Gülşen health life Hülya Avşar Izaka Terrace Kaspersky Kubilay Aka Maybelline New York Mehmet Günsür Melisa Döngel Merve Tüfekçi Emre Nuray MARÇAK Nur Fettahoğlu Pera Müzesi Prof. Dr. Özkan Demirhan Prof. Dr. Ünal Aydın Raffles İstanbul Rahmi M. Koç Müzesi Ranchero Selin Demiratar Shangrı-La Bosphorus songül alcı Tamev TAMEV Derneği teoman Victoria’s Secret Çırağan Palace Shop Özlem Recep çeviri sepeti Şifa Köyü Şükriye Tahir şifa turizmi
Haber Uçur

İş dünyası Teknoloji ve yaşam alanında gündemi takip edin

Kategoriler

  • Astroloji
  • Biyografi
  • Editörün Seçtiği
  • Güzellik – Estetik
  • iş Dünyası
  • Kültür – Sanat
  • Lansman
  • Magazin
  • manset
  • Mekan
  • Moda
  • Röportaj
  • Sağlık
  • Teknoloji
  • Yaşam

Son Haberler

  • Prof. Dr. Ünal Aydın, “Boyun Ağrısı Şah Damarı Hastalığının Belirtisi Değil”
  •  Dr. Dt. Kürşat Yılmaz: “Doğru dental fotoğrafçılık diş tedavilerinde güven, sağlık turizminde itibar açısından önem taşıyor” 
  • Zorbalıktan Cinnete  

2023 BCM

Sonuç yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Anasayfa
  • Teknoloji
  • iş Dünyası
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Lansman

2023 BCM

Are you sure want to unlock this post?
Unlock left : 0
Are you sure want to cancel subscription?